Markalara Öneriler 1
Ayaküstü marka danışmanlığı! Hayrına, yararına... :)
“Markalara Öneriler” bölümünü oluşturmamdaki maksat yakın zamanda meydana gelmiş güncel marka iletişim olayları ışığında yapılan çalışmaların ve kurgulanan stratejilerin devamına veya daha iyi işlemesine yönelik gördüğüm fikirleri paylaşma isteğimdir.
Ayaküstü danışmanlık diye tabir ettiğim bu davranış biçiminin altında yatan tetikleyici ise tamamen faydalı olabilme amacıdır. “Nerenden uydurdun bunları sen bakim” diyebilecek biri muhakkak çıkacaktır. Fakat bakmanın değil görmenin önemli olduğu pazarlama ve iletişim dünyasında sürecin iletişimlere sonuna kadar açık bir tüketici davranışı sergilemem ve bu sürecin tamamını takip etmiş olmam bile bu söylediklerimin aslında derin ve stratejiksel bir dayanağının olduğunu gösterir. Dikkate alınmasını öneri-yorum.
Hizmet verdiğim yurdum markalarına; henüz markalaşmanın ne demek olduğunu öğretmekle meşgulüz. Konseptin anlamını ve işleyiş modelini tartışarak ne demek olduğunu, ürün geliştirilirken dikkat edilmesi gereke hususları, iletişim donelerinin baskın öğelerini, tarzın ve tonun ne yönde olması gerektiğini anlatmaktan henüz entelektüel kavramlara giremedik.
İnşallah onlara da gireceğimiz günler yakındır. En azından benim için öyle olmasını temenni ediyorum.
Aşağıdaki markalar bu yolu çoktan aşmış ve entelektüel iletişim kavramlarına daha açık yaklaşımlara sahip markalardır.
Ayaküstü danışmanlık fikirlerinin geliştireceği yaklaşım ve kurguların aslında bir kampanya veya iletişime dayandığını tekrar hatırlatarak gördüğüm ve keşke böyle de olsun dediğim şeyleri paylaşmak isterim.
Dediğim gibi; faydalı olması ve dikkate alınması temennisiyle.
Tek Rakibim Türk Hava Yolları
Araba arkası yazılardan hatırladığımız ve ülkemiz için bir klasik haline gelen bu cümle; aslında kendisiyle yarışan dev bir markanın gerçek sloganı olmaya adaydır. Geçmişi, gücü, yenilikleri ve hizmet kalitesiyle Türk Hava Yolları, “Tek Rakibim Türk Hava Yolları” temalı bir reklam filmi veya viral kampanya ile sektör liderliğini ve kalite anlayışını pekiştirebilir. Böylelikle marka uzman olduğu kadar yakın da hissedilen bir kimlikle tüketicisine daha da yaklaşmış olacaktır. Viral mecraya da çok uygun olan bu fikir uçak üstü slogan görselleriyle hem karikatürleştirilebilir hem de dilden dile gönülden gönüle yayılabilir. Gerisi THY reklamcılarına kalmış.
Aldıklarımı Sosyal Mecralarda Paylaşayım
Müşterilerinin satın aldığı ürünler aslında onların yaşam tarzıdır. Marka alışkanlıkları ve tercih kalitesini yansıtır. Örneğin; beni tanımak isteyenlere alışveriş tercihlerimi veya bunların bir kısmını gösteriyor olmak beni daha yakından tanımak isteyenler için faydalı olabilir. Fayda sunmasa da eğlenceli bir model olabilir. Markalar için de fazladan bir konu örneği olma, görünürlük ve fun page yaratma sağlayabilir. Migros sanal market üzerinden yapılan alışverişleri isteyen müşterinin sosyal mecrada paylaşması süper bir yenilik. Alışveriş sepetinin son sayfası Friend Feed, Facebook, Twitter hesaplarına yönlendirilerek sanal bir market havası bu mecralara da taşınabilir. Gençler yılbaşı alışverişlerini, bayram şekerlerini ve parti sepetlerini arkadaşlarıyla paylaşmaktan keyif aldı, parti ve eğlence daha erken başlasın. :)
Gelin Olmuş Gidiyorsundan Sonra “Merak Etme Sen” ve Arabesk Dünya ile Mesaj
Vodafone global öğretiyi yerelliğe uygulama eğilimini abartmış gibi görünüyor. Güzel de yapıyor. Çünkü hedef kitle neredeyse marka orada durmalıdır. Global stratejilerin Türkiye için uygulanabilirliği de pek tabi mümkün fakat içten ve içimizden biri imajı ancak ikinci yolla daha çok verilebilirdi. Verildi de. Öneri şu; numara taşınabilirlik için yapılan Selim ile Tarife kampanyasındaki Arif Susam’dan “gelin olmuş gidiyorsun” film mantığını 3G için devam ettirecek yeni bir yerel fikir. Merak edenler için 3G’nin ağa babasından büyük öğüt! Ferdi Tayfur’dan “Merak Etme Sen” Not: Bu öneriyi yaptığım tarihten sonra arabesk açılımını gerçekleştiren Vodafone’u tebrik ediyorum. Çok güzel hareketler bunlar :)
Sigara İçenlere ve İçmeyenlere Açılım
Sigara yasağı ile birlikte yaşanan alan krizini yenecek bir önerim var! Cadde kahveciliğinden teras kahveciliğine doğru bir mekan açılımı aslında bu. Manzarasız, dar, havasız alanlardan teraslara, manzaralı ve herkesi mutlu edecek havadar alanlara genişlemeyle tüm Starbucksseverlere daha fazla keyif yaşatmak mümkün olabilir. Markayı diğer tüm kahvecilerden de farklılaştıracak yeni bir oyun alanı oluşturmak anlamına da gelen teras kahveciliği güzel bir pazar boşluğu gibi görünüyor. Zira memleketin neredeyse tüm terasları atıl durumda. Caddeler ise çok dolu. Kapı önleri ve sokaklar değil asıl eğlenceli olan yerler. Manzarası bol teraslar cazibe mekanları. Yatay değil dikey düşünmenin başlangıcını kahveciler sektöre kazandırsa güzel olmaz mı? Ülküm yükselmek yukarı çıkmaktır. :)
Genç Yetenek Avı
Pazarlama iletişimi sektörünün yaş ortalaması artık giderek düşüyor. Bizde de artık kelli felli amcalar dışındaki kişilerin fikirlerine önem verilir, işlerine itimat edilir, çalışmaları kullanılır oldu. Dolayısıyla sektör geçle doldu. İçlerinden iyi-kötü-güzel-çirkin olanları eşit olmayan bir oranda mevcut. Fakat iyiler ayrışmalı ve onlara önem verilmeli. Sektörün önemli yayınlarından biri olan Marketing Türkiye dergisi ve onun aveneleri; pazarlama sektörünün genç yeteneklerine her sayıda birer sayfa alan ayırarak konularında başarılı bu genç uzmanların bakış açılarıyla uzmanlıklarına uygun seçtikleri bir konunun işlenmesine olanak verebilir. Bu hem içerik bulmada zorluk çeken yayınlardan farklılaşmayı sağlayabilecek hem de genç uzmanların kendilerini göstermesine fırsat verecektir.
Kanyon Dolusu Hediye
Kanyon Öneri 1:Kanyon ziyaretçilerini onore edebilmek için tüm kanyon ziyaretçilerine yıl boyu farklı konseptlerde şık tasarımlı ve anlamlı ufak hediyeler vermek ne güzel olur. Starbucks’ta kahve alan birine görevlinin bir Kanyon kalemi hediye etmesi. Ya da Karınca’da ürün inceleyen birine bir Kanyon anahtarlığı hediye edilmesi gibi. Sebepli sebepsiz. Önemli olan oraya gelen özel ziyaretçilerden biri olmaları. Tıpkı benim gibi. :)
Kanyon Öneri 2: Kanyon ziyaretçi profili oldukça fazla yaratıcı insandan ve sanatçıdan oluşuyor. Özellikle yaratıcı reklamcılardan. Kanyon belli bölümlerini, zeminlerini ve duvarlarını bu yaratıcı insanların Kanyon için tasarlayacakları özel çalışmalara ayırsa ve bu kişiler de yaptıkları çalışmaları buralarda sergilese ne güzel olur. Kanyon’un o farklı ve özgün yapısına sanatçı yorumu ve mekana katacağı anlam paha biçilemez. :)
Her Marka İçin “Ortak Kişisel Tişört Tasarım Merkezi”
Malum herkes bir markanın müptelasıdır. Ayakkabı bir yerden gömleği başka bir yerden alır. Tişört konusunda da kalitesine güvenmediği bir yeri tercih etmeyenler çoğunluktadır. Ortak bir “kişiselleştirilebilir tişört tasarım merkezi”nden kişilerin seçtikleri grafiği ve kişiselleştirmeyi, tercih ettiği markaya tasarlatma şansı olsa ne güzel olur. Ben üzerinde adım soyadım yazan bir tişörtün Levi’s tarafından basılmasını ve onun etiketinin üzerinde olmasını tercih ederken başka bir arkadaş komik başka bir tişört tasarımını Bershka etiketiyle giyinmek isteyebilir. Talep toplayıp istenilen markaya göre kişiselleştirme yapmak oldukça güzel olur düşüncesindeyim. Bunu özel bir markaya önermiyorum. Herkes yapabilir. :)
Aracınla Gelme, Metro Jetonun Cevahir’den Olsun
Cevahir o güzergahtaki birçok alışveriş merkezi gibi metro bağlantısı olan bir kompleks. Hem bölgenin araç ziyaretçi trafik yoğunluğunu rahatlatmak için hem de alışveriş merkezinin ziyaretçi trafiğini arttırmak için metro girişinden girenlere bir hafta boyunca (veya belli dönemler tekrar edecek şekilde) bir metro jetonu hediye etmek ne etkili olur. Jetonlar Cevahir’in logosundaki renkler gibi tasarlanır ve belki bir reklam mecrası olarak da kullanılır. Güzel de olur. Bu işe büyükşehir belediyesi de sıcak bakar (mı)?
Avea’da Kaldığım İçin Teşekkürler Hediyesi Almayı Hak Ediyorum.
Çekim gücüydü, numara taşınabilirliğiydi ve bi’ dolu rakip avantajı derken sonunda 3G de ayrı bir avantaj dünyası yaratmaya başladı. Medyada en yoğun iletişimi yapılan şeyler bunlar oldu hep. Tüketicinin en maruz kaldığı mesajlar da. En çok hareket halinde olunan sektör telekomünikasyon. Tüm bu avantajlı rakip kampanya ve kumpanyalarına ve iletişimlerine karşı Avea’da kalarak markaya gerçekten ahde vefa gösterenlere teşekkür hediyesi vermek gerekir. Numara taşınabilirliğin öncesinden Avea abonesi olan belli bir yılı doldurmuş ve numara taşımasının başlangıcından itibaren 1 yıl boyunca bir yere gitmeyenler hediyeyi hak edenler olmalı. En az 1000 kontör veya karşılığı dakika her yöne hediye mesela. :) Alın size promosyon fikri. Gelin gerisini siz süsleyin. :)
Türk Telekom Gerçek Hedef Kitlen Kim? Ev Kadınları ve Ufaklıklar da Düşün.
Ev de ev işte iş telefonu kullanılır da…. Bunu kim kullanır?
Türk Telekom’un asıl sadık kullanıcısı ev kadınları ve çocuklar. Ev kadınları akşama kadar evde olduklarından ya da ev de toplaştıklarından ev telefonunun gerçek kullanıcıları. Saatlerce konuşurlar. Bedava vermeseniz de konuşur. Çocuklar ise henüz cep telefonları olmadığı için arkadaşlarıyla ev telefonundan haberleşir, iletişir. Çocuklara ve ev kadınlarına yönelik iletişim çalışmalarının şimdiki iletişim çalışmalarından daha etkili olacağına inanıyorum. Gerisi reklamcının zekasına, Türk Telekom’un kararına kalmış :)
Turkcell Beni 3G’ye Yükseltsin. Telefon Versin. VINN Versin. 3G Paketi Hediye Etsin.
Turkcell Öneri 1: 3G teknolojisine uyumlu bir telefon kullanmayan hala birçok Turkcell abonesi var. Dolayısıyla bunlar 3G’ye çok uzaklar ve uzunca bir süre de uzak kalacak gibiler. Belli bir yılı aşkın Turkcell’li olan ve hala eski model bir telefon kullanan abonelere Turkcell; 3G uyumlu bir telefon, 3G paketi, VINN gibi araçları birbirini destekleyecek şekilde hediye edebilir. Böylelikle bu özellikleri iletişimler yolu ile merak eden fakat ekonomik şartları dolayısı ile teknolojik yeniliğe uzak kalan tüketicilere 3G deneyimi yaşatılabilir. Bir nevi teknoloji yükseltmelerini sağlayabilir. Ayrıca merakları da giderilmiş olur. Turkcell teknolojiyi sunan ve teknolojiye teşvik eden bir imaj da kazanmış olur. Olmaz mı olur. Bu boşluk hala mevcut. İletişimini yapıp paralar harcamak değil, gerçekten kullandırabiliyor olmak gerek. :) Gerisini Ajans düşünsün, yaratıcılığını kullansın. :)
Turkcell Öneri 2: 3G kullanımını hadi arttırdık diyelim. İnsanlar birbiriyle görüntülü konuşmaya ısındı ve görüntülü de konuştuk diyelim. Peki bu görüntülü konuşmanın şekilleri neler olabilir. Görüntülü konuşmanın bilmem kaç yolu var. Hangi durumlarda hangi mekanlarda hangi anlarımızda görüntülü konuşabiliyoruz. Ev hali mi, araba da mı, bisiklet üstünde mi yoksa yatak ta mı? :) Özendirme çalışmalarına özenen güzel toplumumuzun çok ilgi göstereceği ve gösterdiği şeyler eğlence üzerine doğru genişlerken 3G’yi de böylesi bir eğlence aracı olarak kullanmak güzel olabilir. Arabasında güneşliğini indiren ve telefonu ruhsat kabına sıkıştırıp 3G ile görüntülü konuşan bir kadını trafikte gördüğümde çok etkilenmiştim. Keyif budur. :) Sevgilisi onu görüyor. O yola bakıyor, Polis görse ceza kesemez. :) Hadi düşünün ve uygulayın. Süper fikir. :)
Görüntülenme Sayısı: 1054
00.04.2010
Bölümdeki diger yazilar:
Yazarin diger yazilari:
Markam Yazıyor'a eklenmesini istediğiniz konular var mı?












